hırsız

listen to the pronunciation of hırsız
Türkçe - İngilizce
burglar

A burglar broke into the house. - Eve bir hırsız girdi.

When Tom leaves at night, he turns on the burglar alarm. - Tom gece gittiğinde hırsız alarmını açar.

robber

When did the robbery take place? - Hırsızlık ne zaman gerçekleşti?

Tom and Mary are playing cops and robbers. - Tom ve Mary hırsız polis oyunu oynuyorlar.

thief

The thief was caught in the act. - Hırsız suçüstü yakalandı.

The thief used a screwdriver to break into the car. - Hırsız arabaya zorla girmek için bir tornavida kullandı.

gonoph
sneak thief
rogue
picklock
prig
ladron
(Argo) tealeaf
ganef
housewrecker
(Ticaret) grafter
crook
thieving

Have you ever heard the saying: Lying leads to thieving? - Sen hiç yalan söyleme hırsızlığa götürür sözünü duydun mu?

shoplifter
(Argo) gonif
ganof
purloiner
larcenist
lurcher
scrounger
hijacker
(dükkân) shoplifter
yegg
cracksman
picaroon
lifter
larcener
shifter
thief; burglar; thieving
yeggman
housebreaker
pilferer
cat burglar

The cat burglar must have entered the mansion from the roof. - Kedi hırsız köşke çatıdan girmiş olmalı.

ladrone
larcenous
hırsız gibi
furtively
hırsız gibi dolanmak
skulk
hırsız (ev soyan)
burglar
hırsız (karakterli)
(Kanun) larcenous
hırsız alarm sistemi
intruder alarm system
hırsız argosu
thieves' latin
hırsız feneri
dark lantern
hırsız gibi
furtively, surreptitiously, stealthily
hırsız giremez
theftproof
hırsız levyesi
jemmy
hırsız levyesi
jimmy
hırsız uyarısı
burglar alarm
hırsız uyarısı sistemi
burglar alarm system
hırsız ve suçlularla ilgili
picaresque
hırsız yatağı
den of thieves
hırsız yatağı
thieves' den
hırsız yatağı
1. den of thieves. 2. hiding place for stolen goods, hide, cache. 3. receiver of stolen goods, fence
hırsız çetesi
gang of thieves
hırlı mıdır, hırsız mıdır bilmiyorum
I don't know whether he's honest or not
hırsızlar
thieves

Watch out for thieves around here. - Civardaki hırsızlara dikkat edin.

There is honor among thieves. - Hırsızlar arasında onur vardır.

bulduğunu çalan hırsız
sneak thief
cesur hırsız
roberdsman
duvara tırmanıp giren hırsız
cat burglar
eve hırsız girdikten sonra kapıya kilit takmak
to lock the barn door after the horse is stolen
kilit açma ustası hırsız
picklock
pencereden giren hırsız
porch climber
yavuz hırsız ev sahibini bastırır
(Atasözü) A clever, brazen scoundrel can make others believe that he is completely innocent and that the person he has wronged is guilty
hırsız