hırsız

listen to the pronunciation of hırsız
Türkçe - İngilizce
burglar

If a burglar came into my room, I would throw something at him. - Odama bir hırsız girse, ona bir şey fırlatırım.

Two policemen arrested a burglar. They caught him sneaking into Mrs. Miller's. - İki polis bir hırsız tutukladı. Onlar onu Bayan Miller'in evine gizlice girerken yakaladı.

robber

The police seized the robber by the neck. - Polis hırsızı yakasından yakaladı.

When did the robbery take place? - Hırsızlık ne zaman gerçekleşti?

thief

It was proved that he was a thief. - Onun bir hırsız olduğu ispatlandı.

The thief used a screwdriver to break into the car. - Hırsız arabaya zorla girmek için bir tornavida kullandı.

thieving

Have you ever heard the saying: Lying leads to thieving? - Sen hiç yalan söyleme hırsızlığa götürür sözünü duydun mu?

ladron
(Ticaret) grafter
shoplifter
housewrecker
(Argo) gonif
ganef
(Argo) tealeaf
ganof
prig
crook
picklock
rogue
sneak thief
gonoph
pilferer
larcenist
housebreaker
yeggman
purloiner
thief; burglar; thieving
yegg
hijacker
shifter
scrounger
(dükkân) shoplifter
cracksman
picaroon
lifter
larcener
lurcher
cat burglar

The cat burglar must have entered the mansion from the roof. - Kedi hırsız köşke çatıdan girmiş olmalı.

ladrone
larcenous
hırsız gibi
furtively
hırsız gibi dolanmak
skulk
hırsız (ev soyan)
burglar
hırsız (karakterli)
(Kanun) larcenous
hırsız alarm sistemi
intruder alarm system
hırsız argosu
thieves' latin
hırsız feneri
dark lantern
hırsız gibi
furtively, surreptitiously, stealthily
hırsız giremez
theftproof
hırsız levyesi
jimmy
hırsız levyesi
jemmy
hırsız uyarısı
burglar alarm
hırsız uyarısı sistemi
burglar alarm system
hırsız ve suçlularla ilgili
picaresque
hırsız yatağı
1. den of thieves. 2. hiding place for stolen goods, hide, cache. 3. receiver of stolen goods, fence
hırsız yatağı
thieves' den
hırsız yatağı
den of thieves
hırsız çetesi
gang of thieves
hırlı mıdır, hırsız mıdır bilmiyorum
I don't know whether he's honest or not
hırsızlar
thieves

The thieves made off in a waiting car. - Hırsızlar, kendilerini bekleyen bir arabayla kaçtılar.

There is honor among thieves. - Hırsızlar arasında onur vardır.

bulduğunu çalan hırsız
sneak thief
cesur hırsız
roberdsman
duvara tırmanıp giren hırsız
cat burglar
eve hırsız girdikten sonra kapıya kilit takmak
to lock the barn door after the horse is stolen
kilit açma ustası hırsız
picklock
pencereden giren hırsız
porch climber
yavuz hırsız ev sahibini bastırır
(Atasözü) A clever, brazen scoundrel can make others believe that he is completely innocent and that the person he has wronged is guilty
hırsız