güpegündüz

listen to the pronunciation of güpegündüz
Türkçe - İngilizce
in broad daylight

He had his car stolen in broad daylight. - Güpegündüz arabasını çaldırdı.

I was attacked in broad daylight. - Güpegündüz saldırıya uğradım.

broad daylight

I was attacked in broad daylight. - Güpegündüz saldırıya uğradım.

A gang of three robbed the bank in broad daylight. - Üç kişilik bir çete güpegündüz bankayı soydular.

boldly
publicly
Türkçe - Türkçe
Ortalık iyice aydınlıkken, iyice gündüz iken, dalgündüz: "O gün güpegündüz İstanbul'un üstünde düşman tayyareleri dolaştılar."- Y. K. Beyatlı
Ortalık iyice aydınlıkken, iyice gündüz iken, dalgündüz
dalgündüz
güpegündüz