for a while

listen to the pronunciation of for a while
İngilizce - Türkçe
bir süre

Bir süre bana bakmaktan başka bir şey yapmadı. - For a while she did nothing but stare at me.

Soruyu bir süre düşünüp taşındı. - She pondered the question for a while.

kısa bir süre

Bu paketleri kısa bir süreliğine bırakmak istiyorum. - I want to leave these packages for a while.

kısa süreliğine
bir süredir

Bir süredir seni görmedim. - I haven't seen you for a while.

Ben bir süredir buradayım. - I've been here for a while.

Bir süre için, bir süreliğine
bir süre için

Ben bir süre için tekrar dişçiye gitmek zorunda kalmamalıyım. - I shouldn't have to go to the dentist again for a while.

Bir süre için gitmiş olabilirim. - I might be gone for a while.

İngilizce - İngilizce
for some time, during a certain period of time
for a short time; "sit down and stay awhile"; "they settled awhile in Virginia before moving West"; "the baby was quiet for a while"
for a while

    Türkçe nasıl söylenir

    fôr ı hwayl

    Telaffuz

    /ˈfôr ə ˈhwīl/ /ˈfɔːr ə ˈhwaɪl/

    Etimoloji

    [ f&r, (')for, Southern a ] (preposition.) before 12th century. Middle English, from Old English; akin to Latin per through, prae before, pro before, for, ahead, Greek pro, Old English faran to go; more at FARE.

    Videolar

    ... hand a while back with a table saw, and thank god for Dr. ...
    ... a while for it to turn into what it was going to be. ...

    Günün kelimesi

    groundling