fatura

listen to the pronunciation of fatura
Türkçe - İngilizce
bill

They shut his water off because he didn't pay the bill. - Faturayı ödemediği için suyu kestiler.

There's a mistake in the bill. - Faturada bir hata var.

invoice

Sami has thirty days to pay the invoice. - Faturayı ödemek için Sami'nin otuz günü var.

Mary hasn't paid the invoice yet. - Mary henüz faturayı ödemedi.

billing

He gave us an explanation about the new billing system. - O bize yeni bir faturalama sistemi hakkında bir açıklama yaptı.

(Ticaret) score
receipt

Would you like a receipt? - Bir fatura ister misin?

Please don't forget the receipt. - Lütfen faturayı unutma.

(Ticaret) check
rebate
(Kanun) voucher
(Askeri,Ticaret) bill of parcels
rabbet
note
invoice, receipt, bill; rabbet
bill of sale
ınvoice

I am sending the invoice by fax. - Faturayı faksla gönderiyorum.

Mary hasn't paid the invoice yet. - Mary henüz faturayı ödemedi.

fatura etmek
invoice
fatura çıkarmak
to bill
fatura belgesi
(Askeri) billing statement
fatura doğruluğu
(Bilgisayar) billing integrity
fatura düzenleme
(Ticaret) billing
fatura düzenlemek
(Ticaret) invoice
fatura düzenlemek
(Ticaret) draw up an invoice
fatura düzenlemek
(Ticaret) to draw up an invoice
fatura eksiksizliği
(Teknik,Ticaret) billing integrity
fatura göndermek
invoice
fatura keserek
(Ticaret) billing
fatura kesme
(Ticaret) billing
fatura kesmek
invoice
fatura kesmek
(Ticaret) bill
fatura kodu
(Bilgisayar) billing code
fatura miktarı
(Bilgisayar) billing amount
fatura yazma
(Ticaret) billing
fatura yazmak
invoice
fatura ödemek
pick up
fatura adresi
Billing address
fatura bedeli
(Ticaret) invoice amount
fatura fiyatı
(Ticaret) invoice price
fatura kesmek
Make out an invoice
fatura adedi
number of invoice
fatura adresi2
(Bilgisayar) billto address2
fatura alabilir miyim
Can I have a receipt
fatura açıkl
(Bilgisayar) invoice descr
fatura bedeli
(Ticaret) invoice cost
fatura bilgisi
(Ticaret) billing data
fatura defteri
(Ticaret) invoice register
fatura eden
(Ticaret) biller
fatura eden taraf
(Ticaret) billing party
fatura edilen
billed
fatura ek belgesi
documentary bill
fatura etmek
bill
fatura gelmek
(bill) come to
fatura girme
(Ticaret) writing the invoice details
fatura girmek
write the invoice details
fatura hazırlamak
issue an invoice
fatura hazırlamak
make out an invoice
fatura hazırlamak
raise an invoice
fatura hazırlamak
prepare an invoice
fatura hazırlayan
(Ticaret) biller
fatura karşılığında
against invoice
fatura kağıdı
(Matbaacılık, Basımcılık) bill paper
fatura kesim tarihi
(Ticaret) invoice date
fatura kesme makinesi
(Ticaret) billing machine
fatura kesmek
to make out an invoice
fatura makinesi
(Ticaret) invoicing machine
fatura memuru
(Ticaret) invoice clerk
fatura nizamı
(Ticaret) order of invoice
fatura sayısı
number of invoice
fatura seçeneği
(Bilgisayar) billing option
fatura sonrası teslimat
(Ticaret) post-posting
fatura tahsilatı
collection of invoice
fatura tahsili
(Ticaret) bill collection
fatura tarihi
(Bilgisayar) inv date
fatura toplamı
invoice total
fatura tutarı
(Ticaret) account of invoice
fatura yazdır
(Bilgisayar) print invoice
fatura çıkarmak
invoice
fatura çıkarmak
bill
fatura öncesi teslimat
(Ticaret) pre-posting
fatura/saat
(Bilgisayar) hourly billings
faturalar
invoices
ortalama fatura
ave bill
proforma fatura
pro forma
Elektronik Fatura Sunumu ve Ödemesi
Electronic Invoice Presentment and Payment
OTOMATİK FATURA ÖDEMELERİ
(Finans) AUTOMATIC UTILITY BILL PAYMENT
faturalar
bills

We pay our bills at the end of the month. - Ayın sonunda faturalarımızı ödemeliyiz.

Tom assumed that Mary would pay her bills on time. - Tom Mary'nin faturalarını zamanında ödeyeceğini varsaydı.

proforma fatura
Proforma invoice
proforma fatura (ön fatura)
(Ticaret) proforma invoice
tasdikli fatura
(Ticaret) certified invoice
hareketli fatura
(Bilgisayar) mobile invoice
konsolide fatura
consolidated invoice
naylon fatura
(Konuşma Dili) fake invoice
proforma fatura
pro forma invoice
revize fatura
(Ticaret) revised invoice
toplam fatura
(Bilgisayar) total billed
toplam fatura
(Bilgisayar) total billing
toplu fatura
(Ticaret) self-invoice
toplu fatura
(Ticaret) self invoice
Türkçe - Türkçe
Satılan bir malın cinsini, miktarını ve fiyatını bildirmek için satıcının alıcıya verdiği hesap pusulası: "O hengâmede, lokantanın faturası da ödenmemiş tabii..."- Ç. Altan
Satılan bir malın cinsini, miktarını ve fiyatını bildirmek için satıcının alıcıya verdiği hesap pusulası
(Hukuk) FAKTURA
Elektronik Fatura Sunumu ve Ödemesi
Elektronik Fatura Sunumu ve Ödemesi (Electronic İnvoice Presentment and Payment, EİPP): B2B (şirketten şirkete, business to business) pazardaki karşılığı EİPP olarak adlandırılmaktadır. Burada şirketler arasındaki ilişkilerde gönderilecek olan faturalar internet üzerinden gönderilmekte ve fatura bedeli de internet aracılığıyla ödenmektedir
PROFORMA FATURA
(Hukuk) Teklif mektubu biçiminde olan ve kesin satımdan önce fiyat ve nitelikleri gösteren belge; ön fatura; geçici fatura
naylon fatura
Giriş faturası olmayan bir mal için alıcıya verilen ve birini harcama yapmış gibi göstermek amacıyla düzenlenen faturanın halk arasındaki adı
proforma fatura
Bir malın satın alınmasını sağlayabilmek amacıyla ödemenin önceden yapılması için kesilen fatura
fatura