yeğen, yeğen

listen to the pronunciation of yeğen, yeğen
Turkish - English

Definition of yeğen, yeğen in Turkish English dictionary

erkek yeğen
nephew

My nephew is getting married tomorrow. - Erkek yeğenim yarın evleniyor.

I have a nephew. He's a bartender. - Bir erkek yeğenim var. O bir barmen.

yeğen
nephew

My nephew is allergic to eggs. - Yeğenimin yumurtalara alerjisi var.

My sister's son Jimmy is my favorite nephew. - Kız kardeşim oğlu Jimmy benim favori yeğenimdir.

yeğen
niece

His niece is attractive and mature for her age. - Onun kız yeğeni çekici ve yaşına göre olgundur.

My niece is attractive and mature for her age. - Kız yeğenim yaşına göre çekici ve olgundur.

yeğen
nephew; niece
yeğen kızı
grandniece
yeğen oğlu
grandnephew
Turkish - Turkish

Definition of yeğen, yeğen in Turkish Turkish dictionary

YEĞEN
(Hukuk) Kardeş çocuğunun diğer kardeşe olan akrabılık durumu
yeğen
Birine göre amca, hala, dayı veya teyzenin çocuğu: "Ama yeğeninin ona çeken tek yanı yoktur."- T. Buğra
yeğen
Tüylü dişi deve ile tek hörgüçlü erkek devenin geriye melezlenmesiyle elde edilen bir deve türü
yeğen
Birine göre amca, hala, dayı veya teyzenin çocuğu
yeğen
Birine göre kardeşinin çocuğu