tiyatro

listen to the pronunciation of tiyatro
Turkish - English

Definition of tiyatro in Turkish English dictionary

<span class="word-self">tiyatrospan>
{i} theater

The store is just across from the theater. - Dükkan tiyatronun tam karşısında.

I met with my teacher in the theater. - Tiyatroda öğretmenimle karşılaştım.

<span class="word-self">tiyatrospan>
theatre

Children of age sixteen and under will not be admitted to the theatre. - 16 yaş ve altındaki çocuklar tiyatroya kabul edilmeyecek.

Soldiers currently in theatre will not be made redundant. - Şu an tiyatrodaki askerler ihtiyaç fazlası yapılmayacaklar.

<span class="word-self">tiyatrospan>
{i} play

All of us went to the theater to see a play. - Bir oyun izlemek için hepimiz tiyatroya gittik.

Tom saw a play in the new theater. - Tom yeni tiyatroda bir oyun izledi.

<span class="word-self">tiyatrospan>
theatrer
<span class="word-self">tiyatrospan>
{i} house
<span class="word-self">tiyatrospan>
play house
<span class="word-self">tiyatrospan>
showman
<span class="word-self">tiyatrospan>
stage

Soon, in the great theatre, the lights will be put out, and the empty stage will be left to ghosts. - Yakında büyük tiyatroda ışıklar söndürülecek ve boş sahne hayaletlere terk edilecek.

<span class="word-self">tiyatrospan>
theatres

There are theatres, museums, libraries and parks in that city. - O kentte tiyatro,müze, kütüphane ve parklar var.

<span class="word-self">tiyatrospan>
theat. repertory company
<span class="word-self">tiyatrospan>
theater, drama as an art
<span class="word-self">tiyatrospan>
theater, plays, dramatic literature, repertoire
<span class="word-self">tiyatrospan>
theatre, theater
<span class="word-self">tiyatrospan>
playhouse
<span class="word-self">tiyatrospan>
theater, playhouse
<span class="word-self">tiyatrospan>
play, drama
<span class="word-self">tiyatrospan>
theatre [Brit.]
<span class="word-self">tiyatrospan>
panic

The fire caused a panic in the theater. - Yangın tiyatroda paniğe neden oldu.

<span class="word-self">tiyatrospan>
double
<span class="word-self">tiyatrospan>
stardom
Turkish - Turkish

Definition of tiyatro in Turkish Turkish dictionary

TİYATRO
(Osmanlı Dönemi) Sahneye konulan oyun ve bu gibi temsilleri oynama san'atı.(İşte dans ve tiyatro gibi o zamanın lehviyatları ve kebairleri ve bid'aları birer câzibedarlık ile pervane gibi nefisperestleri etrafında toplar, sersem eder. Ş.) (Bak: Roman)
TİYATRO
(Osmanlı Dönemi) yun. Dram, komedi ve sair piyeslerin temsil edildiği yer
<span class="word-self">tiyatrospan>
Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer
<span class="word-self">tiyatrospan>
Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup: "Tiyatro kuruldu, birinci temsilden sonra da kapandı."- S. F. Abasıyanık
<span class="word-self">tiyatrospan>
Oyun yazma sanatı
<span class="word-self">tiyatrospan>
Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynama sanatı
<span class="word-self">tiyatrospan>
Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer: "Her tiyatronun holünde ille smokinli bir müdüre rastlayacaksınız."- H. Taner
<span class="word-self">tiyatrospan>
Oyun yazma sanatı: "Ben o tarihte, kendimi az çok bir tiyatro yazarı addetmekteyim."- H. F. Ozansoy
<span class="word-self">tiyatrospan>
Yazılmış oyunların tümü: "Eskiden tiyatro Osmanlıcaya ibret sözü ile çevrilmişti."- F. R. Atay
<span class="word-self">tiyatrospan>
Yazılmış oyunların tümü