sanatçının

listen to the pronunciation of sanatçının
Turkish - English

Definition of sanatçının in Turkish English dictionary

sanatçı
{i} artist

There is no room to doubt that he is a gifted artist. - Onun yetenekli bir sanatçı olduğundan şüphe etmeye yer yok.

He is such a great artist that we all admire. - O öyle büyük bir sanatçı ki hepimiz ona hayranız.

sanatçının gençlik dönemi eserleri
juvenilia
sanatçı
{i} craftsman
sanatçı
artisan
sanatçı
virtuoso
Sanatçı
artworker

We are all free artworkers from all over the world.

eserin sanatçının kendi yaptığı kopyası
replica
eserin sanatçının yaptığı kopyası
repro
sanatçı
artificer
sanatçı
performer

With both song and dance, the performers put on an excellent show. - Hem şarkı hem de dans ile sanatçılar mükemmel bir gösteriyi sahneye koydular.

Mary is a charismatic performer, and really knows how to captivate her audience. - Mary karizmatik bir sanatçıdır ve seyircisini nasıl cezbedeceğini gerçekten biliyor.

sanatçı
craftsman, artisan
sanatçı
artist, performer; craftsman, artisan
sanatçı
long haired
sanatçı
(someone) who is an artist
sanatçı
wright
Turkish - Turkish

Definition of sanatçının in Turkish Turkish dictionary

sanatçı
Sinema, tiyatro, müzik gibi sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan (kimse): "Türk tiyatrosunun en önde gelen kadın sanatçıları arasında yerini alıverdi."- H. Taner
Sanatçı
sanatkar
sanatçı
Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren (kimse), sanat adamı, sanat eri, sanatkâr
sanatçı
Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren (kimse), sanatkâr
sanatçı
Sinema, tiyatro, müzik gibi sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan (kimse)