rutin

listen to the pronunciation of rutin
Turkish - Turkish

Definition of rutin in Turkish Turkish dictionary

RUTİN
(Hukuk) Düşünmeye gerek kalmadan hep aynı şekilde yapma alışkanlığı
<span class="word-self">rutinspan>
Aralıksız yinelenen ve artık düşünmeksizin yapılan eylemlerin tümü
<span class="word-self">rutinspan>
Alışılagelen, sıradan, sıradanlık, çeşitlilik göstermeyen, alışılagelmiş düzen içinde yapılan (şey): "Genç olmasına karşın belli bir pişkinliği, yırtılmışlığı, rutini vardı."- H. Taner
<span class="word-self">rutinspan>
Yaratıcılığa dayanmayan, el melekesi ile yapılan iş
<span class="word-self">rutinspan>
Alışılagelen, sıradan, sıradanlık, çeşitlilik göstermeyen, alışılagelmiş düzen içinde yapılan (şey)
<span class="word-self">rutinspan>
Alışkanlıkla elde edilmiş beceri
<span class="word-self">rutinspan>
Aralıksız yinelenen
English - English

Definition of rutin in English English dictionary

<span class="word-self">rutinspan>
A flavonoid, found in many plants, that is a glycoside of quercetin and rutinose
<span class="word-self">rutinspan>
{i} (Medicine) glucoside derived from the leaves of some plants (used to treat capillary disorders)
<span class="word-self">rutinspan>
Rutin is found in the leaves of the rue (Ruta graveolens) and other plants, and obtained as a bitter yellow crystalline substance which yields quercitin on decomposition
<span class="word-self">rutinspan>
A glucoside resembling, but distinct from, quercitrin
Turkish - English

Definition of rutin in Turkish English dictionary

<span class="word-self">rutinspan>
routine

The maid was totally tired of her household routine. - Hizmetçi ev rutininden tamamen bıkmıştı.

Such questioning is routine police business. - Böylesine sorgulama rutin polis işidir.

<span class="word-self">rutinspan>
rutin
<span class="word-self">rutinspan>
rut

I'm stuck in a rut in my boring job and need to do something new. - Sıkıcı işimde rutine bağladım ve yeni bir şey yapmam gerekiyor.

<span class="word-self">rutinspan>
{i} groove