Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

remote in time or place, farfetched, shy

listen to the pronunciation of remote in time or place, farfetched, shy
English - Turkish

Definition of remote in time or place, farfetched, shy in English Turkish dictionary

distant
uzak

Tom Mary ile uzaktan ilgilidir. - Tom is distantly related to Mary.

Biz birbirimizden kilometrelerce uzakta yaşıyoruz. - We live many miles distant from each other.

distant
uzakta

Tom Mary ile uzaktan ilgilidir. - Tom is distantly related to Mary.

Bulutlu günlerde, uzaktaki sesleri açık havadakilerden daha iyi duyarsın. - On cloudy days, you can hear distant sounds better than in clear weather.

distant
{s} soğuk, mesafeli (kimse)
distant
{s} uzak, ırak (yer/zaman)
distant
mesafeli belirsiz
distant
{s} mesafeli

Tom soğukkanlı, mesafeli ve kibirli. - Tom is cold, distant and arrogant.

Bu, Mary'yi tatmin etmedi, onlar arasındaki ilişki daha mesafeli oldu. - This did not satisfy Mary, and the relationship between them became more distant.

distant
{s} ırak
distant
distant relative uzak akraba
distant
{s} hafif
distant
uzaktan

O, ona uzaktan akrabadır. - He is distantly related to her.

O, ona uzaktan akrabadır. - She is distantly related to him.

distant
ayırılmış
distant
ilgisiz
distant
alıs
distant
belirsiz
distant
soğuk

Tom soğukkanlı, mesafeli ve kibirli. - Tom is cold, distant and arrogant.

Mary soğuk bir şekilde pencereden dışarıya baktı. - Mary stared distantly out the window.

distant
ırak soğuk
distant
ağır
distant
soğuk bir tavırla
English - English
{a} distant
remote in time or place, farfetched, shy
Favorites