Bazı yıldızlar çıplak gözle güçlükle görülebilmektedir.
- Some stars are hardly visible to the naked eye.
El sanatının giysisi olmalı, ama gerçek çıplak gitmeyi seviyor.
- Craft must have clothes, but truth loves to go naked.
Tom Mary'ye daha önce hiç çıplaklar plajına gitmediğini söyledi.
- Tom told Mary he'd never been to a nude beach.
Kendi evinde çıplak olmanın ne sakıncası var?
- What's wrong with being nude in your own house?
Tom, anadan doğma çıplaktı.
- Tom was as naked as the day he was born.
Anadan doğma çıplaktı.
- He was as naked as the day he was born.
She was in the buff on the beach.
The marketing rule 'nude sells' spread from verbal to visual mainstream media in the 20th century.