memnunlar

listen to the pronunciation of memnunlar
Turkish - Turkish

Definition of memnunlar in Turkish Turkish dictionary

MEMNUN
(Osmanlı Dönemi) Kesilmi
MEMNUN
(Osmanlı Dönemi) (Minnet. den) Hoşnud. Razı. Minnet altında bulunan. İyiliğe nâil kılınmış. Çok muteber olan şey. Çok beğenilen. Ölçülü ve hesaplı olan
memnun
Herhangi bir olaydan veya durumdan ötürü sevinç duyan, kıvançlı, mutlu: "Halk, oyunun bittiğini anlayarak memnun, sessizce tiyatroyu boşalttılar."- M. Ş. Esendal
memnun
Herhangi bir olaydan veya durumdan ötürü sevinç duyan, kıvançlı, mutlu
Turkish - English

Definition of memnunlar in Turkish English dictionary

memnun
pleased

I'm pleased with these shoes. - Bu ayakkabılardan memnunum.

I am pleased with this watch my father gave me. - Babamın bana verdiği bu saatten memnunum.

memnun
glad

I'll be glad if you will help me. - Yardım edersen memnun olurum.

If you will help us, we will be very glad. - Bize yardımcı olacaksan, çok memnun oluruz.

memnun
contented

Tom never was contented. - Tom asla halinden memnun değildi.

Now that he's retired, Yves can look forward to a contented and placid life. - O şimdi emekli, Yves memnun ve sakin bir yaşam için sabırsızlanabilir.

memnun
satisfied

My boss is not satisfied with my TPS reports. - Patronum benim TPS raporlarımdan memnun değil.

I'm not satisfied with the restaurant's service. - Ben restoranın servisinden memnun değilim.

memnun
{s} content

A look of contentment appeared on his face. - Onun yüzünde bir memnuniyet görüntüsü belirdi.

She was content with her life. - O, hayatından memnundu.

memnun
gratified
memnun
(Argo) rapt
memnun
elated
memnun
elate
memnun
thankful

You should be thankful that you're alive. - Yaşadığına memnun olmalısın.

memnun
{s} happy

Tom wasn't happy about the situation. - Tom durumdan memnun değildi.

I'm happy to meet you. - Seninle tanıştığıma memnun oldum.

memnun
joyful
memnun
pleased of
memnun
glad of

She was glad of my company. - O benim şirketimden memnundu.

memnun
delighted

I'm delighted to meet you. - Seninle tanıştığıma memnun oldum.

The news delighted him. - Haber onu memnun etti.

memnun
rejoiced at
memnun
chuffed
memnun
pleased, glad, happy, content, contented
memnun
gladsome
memnun
rejoiced
memnun
grateful

We're grateful to be alive. - Hayatta olduğumuz için memnunuz.

I'm grateful that you're safe. - Güvende olduğuna memnunum.

memnun
blithe
memnun
fain