mantıklı

listen to the pronunciation of mantıklı
Turkish - English

Definition of mantıklı in Turkish English dictionary

mantık
logic

Logic is obviously your strong point. - Mantık açıkça senin güçlü noktandır.

The end of which there were two little sketches of rhetoric and logic, the latter finishing with a specimen of a dispute in the Socratic method. - Onun sonunda konuşma sanatı ve mantık ile ilgili , Socrates metodunda herhangi bir anlaşmazlık örneği ile biten ikincisinin sonunda iki küçük skeç vardı.

mantıklı
rational

None of this is rational. - Bu hiç mantıklı değil.

Man is a rational being. - İnsan mantıklı bir varlıktır.

mantıklı
{s} reasonable

You should be more reasonable. - Daha mantıklı olmalısın.

She allowed that my offer was reasonable. - O, benim önerimin mantıklı olduğunu kabul etti.

mantık
{i} reason

Try and come up with a more reasonable excuse next time. - Bir dahaki sefere daha mantıklı bir gerekçe bulmayı dene.

I'm trying to be reasonable. - Mantıklı olmaya çalışıyorum.

mantıklı
logical

You have a very logical way of thinking. - Çok mantıklı bir düşünme tarzın var.

Prime numbers are like life; they are completely logical, but impossible to find the rules for, even if you spend all your time thinking about it. - Asal sayılar hayata benzerler, onlar tamamıyla mantıklıdır ama bütün zamanınızı bu konuyu düşünerek harcasanız dahi belirli bir kural bulmak imkansızdır.

mantıklı
{s} plausible

Tom's hypothesis is plausible. - Tom'un hipotezi mantıklıdır.

Your hypothesis is plausible. - Sizin hipotez mantıklı.

mantıklı
coherent
mantıklı
sensible

It was very sensible of him to reject the bribe. - Onun rüşveti reddetmesi çok mantıklıydı.

Tom decided that it wouldn't be sensible to try to cross the old rope bridge. - Tom eski halat köprüyü geçmeye çalışmanın mantıklı olmayacağına karar verdi.

mantıklı
makes sense
mantıklı
level headed
mantıklı
{s} just

This just doesn't make sense. - Bu sadece mantıklı olmuyor.

That just doesn't make sense. - O sadece mantıklı değil.

mantıklı
wise

Do you really think that's wise? - Gerçekten onun mantıklı olduğunu düşünüyor musun?

It is wise to save money for a rainy day. - Kötü gün için para biriktirmek mantıklı.

mantıklı
judicious

What is important is that they use their vote judiciously. - Önemli olan oylarını mantıklı bir şekilde kullanmalarıdır.

mantık
rationale
mantık
rhyme or reason
mantıklı
logically

What am I supposed to say when he puts it so logically? - O durumu bu kadar mantıklı bir biçimde ortaya koyarken benim ne demem gerekiyor?

I'm not good at thinking logically. - Mantıklı düşünmek konusunda iyi değilim.

mantıklı
feasible
mantıklı
valid

With all due respect, I think they both had valid points. - Kusura bakmayın ama, onların her ikisinin mantıklı amaçları var.

mantıklı
clear-sighted
mantıklı
right in one's head
mantıklı
lucid
mantıklı
philosophical
mantıklı
legitimate
mantıklı
conservative
mantıklı
sane
mantıklı
levelheaded
mantıklı
clear-headed
mantıklı
level-headed
mantıklı
advisable
mantıklı
prudent
Mantıklı
(deyim) it figures
mantık
logics
mantıklı
likely

Tom is likely to be sensible. - Tom muhtemelen mantıklı olacak.

Tom will likely be reasonable. - Tom muhtemelen mantıklı olacaktır.

mantıklı
sensical
mantık
dialectic
mantık
reasoning
mantık
rationality
mantık
logic; reason, sense
mantık
reason, sense, good judgment
mantıklı
logical; marked by logic
mantıklı
(person) who possesses good judgment, very sensible; logical
mantıklı
logical, reasonable, rational, sensible, level-headed, advisable, sane
mantıklı
common sensical
mantıklı
level
mantıklı
mature
mantıklı
hardheaded
Turkish - Turkish

Definition of mantıklı in Turkish Turkish dictionary

MANTIK
(Osmanlı Dönemi) (İntak. dan) Konuşturan, söyleten
MANTIK
(Osmanlı Dönemi) Akıl, nutuk, söz
MANTIK
(Osmanlı Dönemi) Doğru muhakeme ve doğru düşünceyi öğreten ilim. Akıl kaidesi
Mantık
eseme
Mantık
lojik
mantık
Doğru düşünmenin yolu ve yöntemi
mantık
Doğru düşünme sanatı ve bilimi: "Akılla, mantıkla açıklanmayacak durumlar vardır dünyada."- N. Cumalı
mantık
Doğru düşünmenin yolu ve yöntemi: "Ali Rıza bey gerçi bir vakit bu mantığa kulak vermiyor göründü."- R. N. Güntekin
mantık
Doğru düşünme sanatı ve bilimi
mantık
Düşüncenin ve düşüncenin varlık biçimlerinin, ögelerinin, türlerinin, olanaklarının, yasalarının ve düşünce bağlamlarının bilimi
mantıklı
Mantığa uygun davranan
mantıklı
Mantığa uygun, akla uygun, mantıksal, mantıki