Annem İngilizce'yi çok iyi konuşamaz.
- My mom doesn't speak English very well.
Annem dikiş işleriyle meşguldü.
- Mom was busy with her sewing.
Ana'nın ana dili Esperantoydu galiba.
- I guess Mom's native language was Esperanto.
Seninle bir ana ihtiyacım var.
- I need a moment with you.
I wish Mom and Dad didn't argue so much.