mörder

listen to the pronunciation of mörder
German - Turkish
{mördır} r katil
English - Turkish

Definition of mörder in English Turkish dictionary

murderer
{i} katil

Katile karşı öfkeyle doldurulduk. - We were filled with anger against the murderer.

Tom'un eskiden uyuşturucu satıcıları ve katillerle takıldığını duydum. - I heard that Tom used to hang out with drug dealers and murderers.

killer
{i} katil

Sosyal ağlarda hırsızlar, sahteciler, sapıklar veya katiller olabilir. Güvenliğiniz için, onlara inanmamalısınız. - There may be thieves, fakers, perverts or killers in social networks. For your security, you shouldn't believe them.

Sosyal ağlarda zararsız bir kişi gibi görünen bir katil olabilir. - There may be a killer who looks harmless in any social network.

killer
{i} çekici kadın
killer
(Argo) çok çekici kimse
murderer
(Kanun) adam öldüren kimse
killer
{i} delikanlı
killer
{i} kasap
killer
killer whale yunus ballğı cinsinden ve sekiz on metre boyunda tehlikeli bir balina
killer
çok cazibeli kimse
killer
{i} argo çok çekici kimse
killer
{i} öldüren şey/kimse
killer
{i} öldürücü darbe
killer
ölduren şey veya kimse
killer
{i} öldürücü hastalık
killer
(Askeri) KATİL, ÖLDÜREN
murderer
(Askeri) CANİ, KATİL, ADAM ÖLDÜREN
murderer
{i} cani
German - English
murderer (criminal law)
killer
murderers
killers
slayer
slayers
murderer

The murderer is still at large. - Der Mörder ist noch auf freiem Fuß.

The murderer was executed. - Der Mörder wurde hingerichtet.