klavyeli

listen to the pronunciation of klavyeli
Turkish - English
(musical instrument) played using a keyboard: klavyeli çalgılar keyboard instruments
klavye
{i} keyboard

You see the words that I typed on the screen, but you don't see the tears that I shed over the keyboard. - Benim ekranda yazdığım kelimeleri görebilirsin, ama benim klavye üzerine döktüğüm gözyaşlarını göremezsin.

I nearly spilled my coffee on the keyboard. - Neredeyse kahvemi klavyeye döküyordum.

klavyeli ve telli bir çalgı
cembalo
klavye
{i} clavier
klavye
console
klavye
fingerboard
klavye
bank of keys
klavye
keypad

Type your password on the keypad. - Klavyede şifreni yaz.

klâvye
manual
Turkish - Turkish

Definition of klavyeli in Turkish Turkish dictionary

klavye
Parmaklarla hareket ettirilen piyano ve org gibi çalgılarda veya yazı ve hesap makinelerinde değişmez bir eksen çevresinde inip kalkabilen, istenilen işe göre düzenlenmiş bazı mekanizmaları çalıştıran kaldıraç kollarının, tuş sıralarının bütünü