Tom got eight hours of uninterrupted sleep.
- Tom kesintisiz sekiz saat uyudu.
Although I slept uninterrupted for 12 hours last night, I still feel pretty tired.
- Dün gece on iki saat kesintisiz uyumama rağmen hala oldukça yorgun hissediyorum.
It has been raining nonstop for three days.
- Üç gündür kesintisiz yağmur yağıyor.
This plane flies nonstop to Tokyo.
- Bu uçak Tokyo'ya kesintisiz uçar.
We couldn't allow any interruptions.
- Biz herhangi bir kesintiye izin veremedik.
Pardon the interruption.
- Kesintiyi bağışlayın.
Many fear that cuts in the defense budget will undermine the military's effectiveness.
- Birçokları, savunma bütçesindeki kesintilerin ordunun etkinliğini baltalayacağından korkuyorlar.
There's been a power cut.
- Bir elektrik kesintisi vardı.
The library near my house is now open only three days a week due to budget cutbacks.
- Evimin yanındaki kütüphane bütçe kesintileri yüzünden şimdi haftada yalnızca üç gün açık.
I was laid off from my job due to budget cutbacks.
- Bütçe kesintileri yüzünden işten çıkarıldım.