We put off our departure because of the rain.
- Kalkışımızı yağmur nedeniyle erteledik.
The train's departure will be delayed.
- Trenin kalkışı ertelenecek.
As a rule I get up at six o'clock, but yesterday morning I got up at eight.
- Genellikle saat altıda kalkarım, fakat dün sabah sekizde kalktım.
She got up to answer the phone.
- O, telefona cevap vermek için kalktı.
They were waiting for the signal to start.
- Onlar kalkış sinyalini bekliyorlardı.
I usually get up at 8.
- Genellikle saat sekizde kalkarım.
What time do you usually get up?
- Genellikle saat kaçta kalkarsın?
Please secure your seat belt during takeoff and landing.
- Lütfen kalkış ve iniş sırasında emniyet kemerinizi takın.
The airplane is ready for takeoff.
- Uçak kalkış için hazır.
Their plane will soon take off.
- Onların uçakları yakında kalkacak.
The plane is about to take off.
- Uçak kalkmak üzeredir.
I like watching planes take off.
- Uçakların kalkışını izlemeyi severim.
Tom watched the helicopter take off.
- Top helikopterin kalkışını izledi.