hâkim

listen to the pronunciation of hâkim
Turkish - English

Definition of hâkim in Turkish English dictionary

hakim
ruler
hakim
(Hukuk) judge

The judge's decision is final. - Hakimin kararı nihaidir.

The judge in the case was not fair. - Davadaki hakim adil değildi.

hakim
{s} dominant
hakim
dominating
hakim
savant
hakim
philosopher
hakim
god
hakim
lord
hakim
(Latin) judicator
hakim
preponderate
hakim
possesive
hakim
sovereign
hakim
(Kanun) judex
hakim
(Kanun) cancellarius
hakim
prevailing
hakim
guideline
hakim
sage
hakim
ascendantent
hakim
supreme
hakim
master

To master English is difficult. - İngilizceye hakim olmak zordur.

No one can master English if he doesn't make effort. - Eğer gayret etmezse, hiç kimse İngilizceye hakim olamaz.

hakim
ascendant
hakim
gownsman
hakimler
judges

After patiently listening to the audience's complaints, the judges changed the results. - İzleyicinin şikayetlerini sabırla dinledikten sonra, hakimler sonuçları değiştirdi.

The best observes and the deepest thinkers are always the gentlest judges. - En iyi gözlemciler ve en derin düşünürler her zaman en kibar hakimlerdir.

hakim
predominant
hakim
demiurge
hakim
masterful
<span class="word-self">hâkimspan>
prevailing
<span class="word-self">hâkimspan>
ascendant
hakim
to dominate
hakim
commanding
hakim
recorder
hakim
justice

My grandfather was a justice of the peace. - Büyükbabam bir sulh hakimiydi.

hakim
Solon
hakim
magisterial
hakim
sage, a profoundly wise man
hakim
adjudicator
hakim
wise, sage, sagacious
hakim
sage " bilge; God" Tanrı
hakim
sov'ran
hakim
beak
hakimler
magistracy
<span class="word-self">hâkimspan>
(one) who can control, who has discipline over (his emotions, actions, etc.)
<span class="word-self">hâkimspan>
ruler; judge; ruling, dominating, masterful; supreme, dominant, predominant; overlooking, dominating
<span class="word-self">hâkimspan>
dominant, supreme
<span class="word-self">hâkimspan>
judge; justice
<span class="word-self">hâkimspan>
biol. dominant
<span class="word-self">hâkimspan>
one who presides over court trials
<span class="word-self">hâkimspan>
overlooking, commanding a view of
<span class="word-self">hâkimspan>
ruling, dominating
<span class="word-self">hâkimspan>
judicator
<span class="word-self">hâkimspan>
preponderate
<span class="word-self">hâkimspan>
ascendantent
hâkimler
heyeti bench, bench of judges
hâkimler
judiciary
Turkish - Turkish

Definition of hâkim in Turkish Turkish dictionary

HAKÎM
(Osmanlı Dönemi) Tabib, doktor
HAKÎM
(Osmanlı Dönemi) Hikmetle muttasıf olan ve mevcudatın hakikatına vâkıf olan. Hikmet mütehasssı. İlm-i hikmette mütebahhir ve mütehassıs olan. İş ve emirleri hikmetli ve yanlışsız olan
Hakim
(Osmanlı Dönemi) her şeyi bir maksada uygun ve hikmetle. yoktan var eden Allah
HÂKİM
(Osmanlı Dönemi) Mahkeme reisi. (Hâkim-i Hakikî, Hâkim-i Ezelî, Hâkim-i Mutlak, Hâkim-i Zülcelâl, Hâkim-i Lemyezel... gibi isimlerle, Cenab-ı Hakk'a âit olan Hâkim sıfatı Kur'ân-ı Kerim'de 86 def'a zikredilir.)
HÂKİM
(Osmanlı Dönemi) Memleketi idare eden
HÂKİM
(Osmanlı Dönemi) Galib. Haklı ve haksızı ayırıp hak ve adalet üzere hükmeden. Başkasını müdahale ettirmeden idare eden, Allah (C.C.)
<span class="word-self">Hâkimspan>
(Osmanlı Dönemi) her şeye hükmeden Allah
<span class="word-self">Hâkimspan>
(Osmanlı Dönemi) FASÎL
hakim
Tanrı
hakim
Bilge
hakim
Sözünü geçiren, egemen
hakim
Hikmet ve felsefe uzmanı, bilge
English - Turkish

Definition of hâkim in English Turkish dictionary

hakim
hekim