I saw John at the library.
- Kütüphanede John'u gördüm.
I saw her somewhere two years ago.
- Onu ben iki yıl önce bir yerde gördüm.
Love is seeing her in your dreams.
- Aşk onu rüyalarında görmektir.
Seeing that she was not excited at the news, she must have known it.
- O, habere heyecanlanmadığına göre, onu önceden biliyor olmalı.
I'm happy to see you.
- Seni gördüğüme mutluyum.
Mary decided never to see him any more.
- Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.
I have not seen him lately.
- Son zamanlarda onu görmedim
I had never seen a panda until I went to China.
- Çin'e gidene kadar hiç panda görmemiştim.
Image Viewer is an image viewing software. This software is a very small program. This software has basic functions only. This is translatable by Tatoeba Project users.
- Image Viewer bir resim görüntüleme yazılımıdır. Bu yazılım çok küçük bir programdır. Bu yazılımda sadece basit fonksiyonlar var. Bu, Tatoeba Project kullanıcıları tarafından çevrilebilir.
Their view of life may appear strange.
- Onları hayat görüşü acayip görünebilir.
He happened to catch sight of a rare butterfly.
- Tesadüfen nadir bir kelebeği gördü.
The sight of fresh lobster gave me an appetite.
- Taze ıstakozun görünüşü iştahımı açtı.
He fell in love with her at first sight.
- İlk görüşte ona âşık oldu.
Image Viewer is an image viewing software. This software is a very small program. This software has basic functions only. This is translatable by Tatoeba Project users.
- Image Viewer bir resim görüntüleme yazılımıdır. Bu yazılım çok küçük bir programdır. Bu yazılımda sadece basit fonksiyonlar var. Bu, Tatoeba Project kullanıcıları tarafından çevrilebilir.