Satıcı onun ürününü satmak için bazı abartılı iddialar ortaya attı.
- The salesman made some exaggerated claims in order to sell his product.
Bu iddialar bir bilimsel dayanaktan yoksun.
- These claims lack a scientific foundation.
Taleplerimizin yerine getirilmesini istiyoruz.
- We need our demands to be met.
Kamuoyu cevapları istiyor.
- The public demands answers.
We cannot meet your demands.
- Wir können Ihre Forderungen nicht erfüllen.
Your demands are unreasonable.
- Deine Forderungen sind unvernünftig.