Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

confining, limiting, containing with in defined bounds

listen to the pronunciation of confining, limiting, containing with in defined bounds
English - Turkish

Definition of confining, limiting, containing with in defined bounds in English Turkish dictionary

restrictive
{s} tanımlayıcı
restrictive
{s} sınırlayıcı

Sınırlayıcı uygulamalar sanayiler için zararlı olabilir. - Restrictive practices can be damaging for industries.

restrictive
kısıtlı
restrictive
{s} bağlayıcı
restrictive
{s} kısıtlayıcı

Hayat çok kısıtlayıcı hale geldi. - Life became very restrictive.

Test incelemesi çok kısıtlayıcı bir uygulamadır. - Test examining is a very restrictive practice.

English - English
restrictive
confining, limiting, containing with in defined bounds
Favorites