box office take, in millions, prior to first friday of wide release

listen to the pronunciation of box office take, in millions, prior to first friday of wide release
English - Turkish

Definition of box office take, in millions, prior to first friday of wide release in English Turkish dictionary

pre
önek önce, ön
pre
ön

Hava kirliliğini önlemek için tedbirler almalıyız. - We have to take steps to prevent air pollution.

Onun görüşü önyargısızdır. - His opinion is free from prejudice.

pre-
önce

Senin vergi öncesi gelirin nedir? - What's your pre-tax income?

O önceden kesilmiş domuz filetosu aldı. - He bought the pre-cut pork loin.

pre-
(önek) ön
pre-
önceden

O önceden kesilmiş domuz filetosu aldı. - He bought the pre-cut pork loin.

pre-
erken
pre-
ilk
pre
(Askeri) POSITIONED WAR RESERVE MATERIAL REQUIREMENT, PROTECTABLE: KORUNABİLİR (MUHAFAZA EDİLEBİLİR), ÖNCEDEN İDHAR EDİLMİŞ HARP YEDEĞİ MALZEME GEREKSİNİMİ: Önceden idhar edilmiş harp yedeği malzeme gereksiniminin tedarik, fon ve envanter yönetimi amaçlarıyla korunan, muhafaza edilen kısmı
pre
önce

O iki gün önceden vardı. - He arrived two days previously.

Önceden belirlenen doğum tarihinin akşamında suyum kesildi.. - My water broke on the evening of the predicted birth date.

pre
evvel
pre
öncesi

Okul öncesi çocuklar için giriş ücretsizdir. - Admission is free for preschool children.

Buz birçok tarih öncesi hayvanlar fosilleştirdi. - The ice has fossilised many prehistoric animals.

pre
önceden

Biz önceden aperatifleri hazırladık. - We prepared snacks beforehand.

O iki gün önceden vardı. - He arrived two days previously.

pre
önceki

Endeks bir önceki aya göre % 4 yükseldi. - The index rose 4% from the preceding month.

Ben önceki gün bir kamera kaybettim. - I had lost a camera in the previous day.

pre
pref. önce
pre
ön-
English - English
pre-
pre