ausgeliehen

listen to the pronunciation of ausgeliehen
German - Turkish
ödünç
English - Turkish

Definition of ausgeliehen in English Turkish dictionary

lent
hıristiyanlıkta paskalya`dan önceki kırk gün bo
lent
uzunca perhiz süresi
borrowed
ödünç

Arabanı ödünç alabilir miyim? - Would you mind if I borrowed your car?

Bu komedi filmini onun kız kardeşinden ödünç aldım. - I borrowed this comic from his sister.

borrowed
ödünç alınmış

İngilizcede, Japoncadan ödünç alınmış bazı kelimeler vardır. - In English there are some words borrowed from Japanese.

Sauna Finceden ödünç alınmış yaygın olarak kullanılan birkaç sözcükten biridir. - Sauna is one of the few widely used words that have been borrowed from Finnish.

lent
ödünç verilmiş
lent
ödünç

Öyle bir kişiye ödünç para vermemeliydin. - You should not have lent the money to such a person.

Arkadaşının ona ödünç verdiği tüm parayı harcadı. - He spent all the money that his friend had lent him.

lent
paskalya perhizi
lent
paskalyadan evvel gelen büyük perhiz
loan
ariyet
loan
karz
borrowed
borç alınan
borrowed
{f} ödünç al

Kitabı ondan ödünç aldı. - She borrowed the book from him.

Arabanı ödünç alabilir miyim? - Would you mind if I borrowed your car?

lent
{f} ödünç ver

Arkadaşının ona ödünç verdiği tüm parayı harcadı. - He spent all the money that his friend had lent him.

Banka ona 500 dolar ödünç verdi. - The bank lent him 500 dollars.

borrowed
ödünç alış
lent
ödünç vermek

bir şeyi ödünç vermek.

lent
Büyük Perhiz
lent
f., bak. lend
lent
lend ver/ödünç ver
lent
(Tıp) Mercek anlamına önek
loan
{f} ödünç ver

Banka ona 500 dolar ödünç verdi. - The bank loaned him 500 dollars.

Bana sözlüğünü ödünç ver, lütfen. - Please loan me your dictionary.