O şimdi bir mektup yazıyor.
- She is writing a letter now.
Şimdi havaalanındayım.
- I'm at the airport now.
Şu aralar yorumum yok.
- I have no comment at this time.
Bu aralar çok meşgulüm.
- I'm very busy at this time.
O bu aralar daima buraya gelir.
- He always comes here at this time.
Ben, şu anda ters bir şey düşündüğüne dair bahse girerim.
- I just bet you were thinking something perverse just now.
Şu anda sipariş vermeye hazır mısınız?
- Are you ready to order now?
Büyükannem hemen hemen her gün bir yürüyüş için dışarı çıkardı fakat şimdi o nadiren, kırk yılda bir, dışarı çıkar.
- My grandmother used to go out for a walk almost every day, but now she seldom, if ever, goes out.
O şimdi öğle yemeğinde dışarıda olacak, bu yüzden hemen aramamız bir işe yaramaz.
- He'll be out at lunch now, so there's no point phoning straight away.
Asama yanardağı şu an hareketsiz.
- Mt. Asama is now dormant.
Şu anda istediğim para değil, fakat zamandır.
- What I want now is not money, but time.
Şimdi bile, biz halen onun gerçek katil olduğundan şüpheleniyoruz.
- Even now, we still doubt that he is the real murderer.
Zaman zaman sınıfta uyuyakalırım.
- I fall asleep in the class every now and then.
Tom zaman zaman Mary'den haber alır.
- Tom hears from Mary every now and then.