Search
Translation
Games
Programs
Sign up
Log In
Settings
Blog
About Us
Contact us
Account
Log In
Sign up
Settings
English
Türkçe
Deutsche
Русский
العربية
Türkçe
Deutsche
Русский
العربية
ç
ı
ğ
ö
ş
ü
â
Online English Turkish and Multilingual Dictionary 20+ million words and idioms.
a young woman; a girl; a sweetheart
English - Turkish
Definition of
a young woman; a girl; a sweetheart
in English Turkish dictionary
Related Terms
lass
kız
lass
genç kadın
lass
{i}
sevgili
lass
nişanlı kız
lass
küçük kız
lass
lassie kızcağız
lass
{i}
kız arkadaş
English - English
Definition of
a young woman; a girl; a sweetheart
in English English dictionary
lass
a young woman; a girl; a sweetheart
Hyphenation
a young woman; a girl; a sweet·heart
Pronunciation
Resimler
Google Resimler
Bing Resimler
History
a young woman; a girl; a sweetheart
doğru olmadığını kanıtla,yanlış olduğunu..
açılıp kapanabilen yüzeylerden oluşan ik..
freedom to believe in any religion or no..
özellikle fırtınadan sonra sahile çarpan..
k. dili birini sınır etmek kızdırmak
gere%c3%a7-ussall%c4%b1%c4%9f%c4%b1-(&am..
More...
Clear
Favorites
More...
Clear