Tom'un bana verdiği havluyla kendimi kuruttum.
- Ich trocknete mich mit dem Handtuch ab, das Tom mir gegeben hatte.
Bana başka bir sıcak havlu getirir misin?
- Could you bring me another hot towel?
Sıcak havluların var mı?
- Do you have hot towels?
Yüzünüzü bir havlu ile kurulayın.
- Dry your face with a towel.
Tom saçını havlu ile kuruladı.
- Tom towel-dried his hair.
Tom köpeği kurulamak için eski havluları kullanırdı.
- Tom used old towels to dry the dog.
He wet the towel with water.
- Er befeuchtete sein Handtuch mit Wasser.
He wrung out the dish towel and hung it up to dry.
- Er wrang das Handtuch aus und hängte es zum Trocknen auf.