şaşmamalı

listen to the pronunciation of şaşmamalı
Turkish - English
no wonder

No wonder he died young. - Onun genç ölmesine şaşmamalı.

Tom is utterly obsessed with food. No wonder Mary dumped him! - Tom tamamen yiyeceklere saplantılı. Mary'nin onu terkettiğine şaşmamalı.

it's a small wonder that
şaş
baffle

Tom's parents were baffled. - Tom'un ebeveynleri şaşırmıştı.

That just baffles me. - O sadece beni şaşırtıyor.

şaş
crosseyed
Turkish - Turkish

Definition of şaşmamalı in Turkish Turkish dictionary

şaş
şaşı
şaş
Yanlış, ters