It seems that the children will have to sleep on the floor.
- Çocuklar yerde uyumak zorunda kalacaklar gibi.
Motherhood and childhood are entitled to special care and assistance. All children, whether born in or out of wedlock, shall enjoy the same social protection.
- Ana ve çocuk özel ihtimam ve yardım görmek hakkını haizdir. Bütün çocuklar, evlilik içinde veya dışında doğsunlar, aynı sosyal korunmadan faydalanırlar.
We will divide the large area of family land equally between our children.
- Aile arazisinin geniş alanını çocuklar arasında eşit olarak böleceğiz.
Children reflect the family atmosphere.
- Çocuklar aile ortamını yansıtırlar.
Tom didn't want Mary to go out with other guys.
- Tom Mary'nin diğer çocuklar ile dışarı çıkmasını istemiyordu.
He gets jealous when I talk to other guys.
- Ben diğer çocuklarla konuşursam kıskanır.
Do you know what your kids are eating?
- Çocuklarınızın ne yediğini biliyor musunuz?
Do you have any kids?
- Hiç çocukların var mı?