çocuklar!

listen to the pronunciation of çocuklar!
Turkish - English
(Konuşma Dili) Hey, you all!
children

Parents have a prior right to choose the kind of education that shall be given to their children. - Ana baba, çocuklarına verilecek eğitim türünü seçmek hakkını öncelikle haizdirler.

Motherhood and childhood are entitled to special care and assistance. All children, whether born in or out of wedlock, shall enjoy the same social protection. - Ana ve çocuk özel ihtimam ve yardım görmek hakkını haizdir. Bütün çocuklar, evlilik içinde veya dışında doğsunlar, aynı sosyal korunmadan faydalanırlar.

family

We will divide the large area of family land equally between our children. - Aile arazisinin geniş alanını çocuklar arasında eşit olarak böleceğiz.

Children reflect the family atmosphere. - Çocuklar aile ortamını yansıtırlar.

guys

The guys hanging out in front of that store know I'm a cop. - O mağazanın önünde takılan çocuklar benim bir polis olduğumu biliyorlar.

The guys working on your car don't seem to know what they're doing. - Arabanda çalışan çocuklar ne yaptıklarını biliyor gibi görünmüyorlar.

kids

Do you have any kids? - Hiç çocukların var mı?

Please pass it to the other kids. - Lütfen onu diğer çocuklara uzat.

small fry
progeny
issue
juvenility
the kids
Turkish - Turkish
(Hukuk) ETFAL
(Hukuk) SIBYAN
sübyan