dezavantajlı

listen to the pronunciation of dezavantajlı
Türkçe - İngilizce
disadvantageous
dezavantaj
disadvantage

For him, divorce is a good invention, with one sole disadvantage: you have to get married first. - Onun için boşanma tek dezavantajla iyi bir buluş: ilk önce evlenmek zorundasın.

Both types have advantages and disadvantages. - Her iki türün avantajları ve dezavantajları var.

dezavantajlı olmak
to be at a disadvantage
dezavantaj
handicap
dezavantaj
downside
dezavantaj
drawback

What are the advantages and drawbacks of this method? - Bu metodun avantajları ve dezavantajları nelerdir?

dezavantaj
disadvantage, drawback, handicap
dezavantaj
deficit
Türkçe - Türkçe

dezavantajlı teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

dezavantaj
Engelleme, zarar verme durumu
dezavantajlı