An unpublished work is like an undelivered present.
- Yayınlanmamış bir çalışma, teslim edilmemiş bir hediye gibidir.
I have three unpublished manuscripts.
- Yayınlanmamış üç tane el yazmam var.
Professor White published his first book last year.
- Profesör White, geçen yıl ilk kitabını yayınlandı.
Several newspapers published the story.
- Birkaç gazete haberi yayınladı.
The weather service has issued a severe weather warning.
- Hava hizmeti şiddetli hava uyarısı yayınladı.
He issued his report in September, 2000.
- Raporunu Eylül, 2000'de yayınladı.
That program is now being broadcast.
- O program şu anda yayınlanıyor.
The concert was broadcast live.
- Konser canlı olarak yayınlandı.