yavaşlatılmış

listen to the pronunciation of yavaşlatılmış
Türkisch - Englisch
slowed
past of slow
yavaşla
ease off
yavaşla
decelerate
yavaşla
{f} slow

Tom told me to slow down. - Tom yavaşlamamı söyledi.

Shouldn't we slow down? - Yavaşlamamız gerekmiyor mu?

yavaşla
{f} slowed

You've slowed us down enough already. - Zaten bizi yeterince yavaşlattın.

After the first year, the patient's recovery slowed to a standstill. - Birinci yıldan sonra, hastanın iyileşmesi durma noktasında yavaşladı.

yavaşla
slow up
Türkisch - Türkisch
Yavaşlatmak işi yapılmış
yavaşlatılmış hareket
Hızlı hareketlerin ayrıntılarını gözlemeye yarayan sinema düzeni