Your birthday is drawing near.
- Doğum günün yaklaşıyor.
Don't come near me. I have a cold.
- Bana yaklaşma, soğuk almışım.
He approached and fell on his knees.
- O yaklaştı ve dizlerinin üzerine düştü.
The president is difficult to approach.
- Başkana yaklaşmak zordur.
The story approximates to historical truth.
- Hikaye tarihsel gerçeğe çok yaklaştı.
The bridge is approximately a mile long.
- Köprü yaklaşık bir mil uzunluğunda.
He does not let the opponent come near him.
- O, rakibin ona yaklaşmasına izin vermez.
Don't let that dog come near me!
- O köpeği yanıma yaklaştırma!
The end of my probation period is nearing.
- Benim deneme süremin sonu yaklaşıyor.
We're slowly nearing the end.
- Biz yavaş yavaş sona yaklaşıyoruz.