verlangend

listen to the pronunciation of verlangend
Niederländisch - Türkisch
sabırsızlıkla
hasretle
can atan
Englisch - Türkisch

Definition von verlangend im Englisch Türkisch wörterbuch

asking
{i} isteme

Ondan yardım istemenin faydası yok. - It's no use asking him for help.

Tom para istemek için babasına yazdı. - Tom wrote to his father asking for money.

asking
{i} sorma

Ona sormaya niyetim yok. - I have no intention of asking him.

John sormadan birkaç adet pastayı kendisi aldı. - John helped himself to several pieces of pie without asking.

billing
(Ticaret) faturalamak
billing
faturalama
billing
(Bilgisayar) kartın fatura
charging
(Bilgisayar) dolduruluyor
charging
yükleyerek
appetitive
iştah açıcı
asking
{f} sor

O her zaman aptal sorular soruyor. - He's always asking silly questions.

Yanlış kişiye soruyorsun. - You're asking the wrong person.

billing
{f} fatura kes
billing
{i} faturalandırma
asking
(isim) isteme
billing
Fatura
billing
{i} hesap çıkarma
billing
sanatçının isminin şöhretine göre afişlerde aldığı sıra
billing
{i} ismin afişteki sırası
billing
hesap çıkartma
Niederländisch - Deutsch
begehrend