ustaca

listen to the pronunciation of ustaca
Türkisch - Englisch
skillfully

He can ski as skillfully as his father. - O, babası kadar ustaca kayar.

You handled that very skillfully. - Onunla çok ustaca başa çıktın.

masterly
adroitly
slick
masterful
skilfully

He can ski as skilfully as his father. - O babası kadar ustaca kayak yapabilir.

artfully

All those things are so artfully made! - Bütün bu şeyler çok ustaca yapılır!

deftly
subtle
ustaca
masterstroke
ustaca plânlanmış
tactical
ustaca yapmak
art up
ustaca yapılmamış
unworkmanlike
ustaca yapılmış
subtle
ustaca yapılmış
ingenious

They devised ingenious solutions. - Onlar ustaca yapılmış çözümler geliştirdiler.

That's very ingenious. - Bu çok ustaca yapılmış.

ustaca yapılmış
subtile
ustaca çözüm
wrinkle
ustaca önlem
masterstroke
buz üstünde ustaca dolaşan kimse
iceman
gizli ve ustaca hazırlanmış
deep laid
renkleri ustaca kullanan sanatçı
colourist [Brit.]
renkleri ustaca kullanan sanatçı
colorist
Türkisch - Türkisch
Becerikli olarak, kurnazlıkla: "Kaymakamın genç karısına göz işaretlerinin daha ustacasını çıkarıyor ve ertesi sabah ikisi birden kasabadan kaçıyorlardı."- R. N. Güntekin
El uzluğu ile, ustalıkla: "Eve girişinden beri eksilmeyen gülüşü genişliyor; ellerini hızlı hızlı oğuşturuyor; ustaca çocuklaşıyor."- T. Buğra
El uzluğu ile, ustalıkla
Becerikli olarak, kurnazlıkla
ustalıkla
ustaca
Favoriten