O, inanılmaz bir hikaye.
- That's an incredible story.
Zaman ve para kaybı inanılmaz.
- The waste of time and money is incredible.
Sen gerçekten olağanüstüsün.
- You're really incredible.
Onun olağanüstü olduğunu düşündüm.
- I thought it was incredible.
You are unbelievably naive.
- Du bist unglaublich naiv.
I've always found her unbelievably adorable.
- Ich fand sie immer unglaublich anbetungswürdig.