toz

listen to the pronunciation of toz
Türkisch - Englisch
powder

In order to make this cake you need baking powder and unsalted butter. - Bu keki yapmak için kabartma tozu ve tuzsuz tereyağına ihtiyacın var.

There was some kind of white powder on the floor. - Yerde bir tür beyaz toz vardı.

dust

I sucked up the dust on the floor with a vacuum cleaner. - Zemindeki tozu bir elektrik süpürgesi ile emdi.

The horses make dust as they run. - Atlar, koşarken toz yapar.

slang heroin, skag, junk
granulated
(hayvan) farina
powdered, (something) which is in powdered form: toz altın gold dust. toz boya powder paint. toz biber ground pepper
dust; powder; heroin, snow, angel powder; powdered, in powder form
dirt
(İnşaat) particle

Tom hadn't cleaned his keyboard for months, and it was clogged with dust, food particles, and God knows what else. - Tom aylardır klavyesini temizlememişti, ve o tozla, gıda parçalarıyla ve Allah bilir başka neyle dolmuştu.

snow
silt
powdered

Do you have any powdered milk? - Hiç süt tozun var mı?

in powder form
(Argo) heroin
substance
to dust
dust to
sweepings
dusty

I like walking on dusty and rocky trails. - Tozlu ve kayalıklı yollarda yürümeyi severim.

Tom found a dusty box full of photos in his grandfather's attic. - Tom büyükbabasının tavanarasında fotoğraflarla dolu tozlu bir kutu buldu.

toz bezi
{i} duster
toz alma
dusting
toz fırtınası
dust storm
toz haline getirme
dusting
toz haline getirmek
powder
toz toprak
dust
toz bezi
torchon
toz biber
chili powder

Chili powder is greatly used in Indian cooking. - Toz biber büyük ölçüde Hint mutfağında kullanılır.

toz etmek
to dust
toz haline gelme
dust to become
Toz ol
Buzz off!, Shove off!
toz almak
to dust
toz almak
to dust, clean the dust off something
toz ağacı
Aspen
toz ağacı
asp
toz bezi
dustcloth
toz bezi
dust cloth
toz bezi
dustcloth, dustrag
toz bulutu
cloud of dust
toz bulutu
pother
toz duman içinde kalmak
to be covered by a thick cloud of dust
toz etmek
1. to crush, annihilate, pulverize, make mincemeat out of (someone). 2. to raise dust
toz fırçası
whisk
toz geçirmez
dust-proof, dust-tight
toz geçirmez
dustproof
toz gibi
powdery
toz gibi
dusty
toz gibi kar
powdery snow
toz göstergesi
dust indicator
toz halinde
pulverulent
toz halinde
powdery
toz haline gelmek
be pulverized
toz haline gelmek
be powdered
toz haline getiren kimse
pulverizer
toz haline getirme
pulverization
toz haline getirme
powdering
toz haline getirmek
pulverize
toz haline getirmek
levigate
toz kaldırmak
kick up
toz kaldırmak
whirl up dust
toz keçesi
dust seal
toz kolektörü
dust collector
toz kondurmamak
not to allow anything to be said against, not to have anything said against (someone, something)
toz kondurmamak
not to allow anybody to speak ill of sb
toz koparmak
to raise the dust
toz koparmak
to raise dust
toz kömür
slack
toz kömür
dust coal
toz maskesi
dust mask
toz metalurjisi
powder metallurgy
toz oldu
the bird is flown
toz olmak
slang to hurry away, beat it, get lost
toz olmak
skive off
toz olmak
bugger off
toz olmak
skin out
toz olmak
to run away, to make oneself scarce, to clear out (of)
toz olmak
whisk away
toz patlaması
dust explosion
toz pelerini
dust coat
toz pembe
(Konuşma Dili) cakes and ale
toz pembe gözlüklerle bakmak
see things through rose spectacles
toz pudra
dusting powder
toz püskürtücü
duster
toz sereni
ram
toz serperek kurutmak
pounce
toz serpmek
powder
toz tanesi
mote
toz toplayıcı
dust evacuator
toz toplayıcı
dust arrester
toz toprak içinde kalmak
to be covered with dust or grime
toz varak
gold leaf
toz yüzlüğü
dust mask
toz çekirdek
dust core
toz çinko ile kaplamak
sherardize
toz çökertme
dust settling
toz önlüğü
duster
toz şeker
granulated sugar
toz şeker
tozşeker
Toz almak
(Emlak) do the dusting
toz almak
dust
kırmızı biber toz
(Gıda) red pimento
toz almak
remove dust
toz ol
shove off!
toz ol
buzz off!
toz ol
get lost
tozlar
powders

Powders of aluminium, magnesium, silicon, etc. explode. - Alüminyum, magnezyum, silisyum vb. tozları patlayıcıdır.

toz içecek
dry beverage
antiseptik toz
acriflavine
dünyayı toz pembe görmek
to see things through rose-coloured glasses
eksenel toz sıkıştırma
axial powder compaction
erkekliğe toz kondurmamak
to put a bold face on it
ezerek toz haline getirme
trituration
ezip toz haline getirmek
triturate
hayatı toz pembe görmek
see things through rose spectacles
ince toz
fine dust
kendine toz kondurmamak
think no small of oneself
kozmik toz
cosmic dust
kuru toz
(Tıp) dry powder
oral toz
(Tıp) oral powder
ortalıkı toz pembe görmek
to see the world through rose-colored glasses
pinyon mili toz lastiği
(Otomotiv) pinion shaft grommet
pulverize toz kömür
(Madencilik) pulverized coal
rot başı toz lastiği
(Otomotiv) ball joint gaiter
siyah toz boya
lampblack
yakarak toz haline getirme veya gelme
calcination
yakarak toz haline getirmek
calcine
üstüne toz kondurmamak
to consider above blame
Türkisch - Türkisch
"- Mal. Toz durumunda olan
Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak
Toz durumunda olan
bakınız Töz. Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak: "Bu talihsiz taşra kentinde, yolun iki yanındaki yeşilleri tozdan yitmiş ağaçlara bakmak insanı daha bir yalnız kalmışlık duygusu içinde bırakıyor."- R. N. Güntekin. Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde: "Bak gene bir tutam saçak tütün kalmadı. Bana yalnız tozları kalıyor
Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde
bakınız: Töz
(Osmanlı Dönemi) GUBAR
(Osmanlı Dönemi) ACAC
(Osmanlı Dönemi) UKUB
(Osmanlı Dönemi) NAK'
kubar
(Osmanlı Dönemi) REHEC
(Osmanlı Dönemi) MENİN
(Osmanlı Dönemi) KATERE
(Osmanlı Dönemi) UCACET
(Osmanlı Dönemi) ŞEAS
(Osmanlı Dönemi) HEBVE
(Osmanlı Dönemi) AKUB
(Osmanlı Dönemi) ASAR
(Osmanlı Dönemi) RİG
toz şeytanı
(Meteoroloji) 20-25 saniye süren 10-15 metre boyunda küçük hortum, dalaz
toz bezi
Toz almakta kullanılan bez
toz boya
Sulandırılarak kullanılan, çeşitli renkte toz durumundaki boya
toz bulutu
Havada oluşan yoğun toz
toz duman
Yerden kalkarak havayı kaplayan yoğun toz
toz etmek
Ezip harap etmek, ortadan kaldırmak
toz fırçası
Toz almak veya tozu temizlemek için kullanılan yumuşak kıllı fırça
toz olmak
Kaybolup gitmek, kaçmak, uzaklaşmak
toz olmak
Toz hâline gelmek
toz sabun
Toz durumuna getirilmiş sabun
toz toprak
Bulut hâlinde olan toz
toz şeker
Ufak billûr biçiminde şeker
Englisch - Türkisch

Definition von toz im Englisch Türkisch wörterbuch

toz altı kaynak
submerged arc welding
toz
Favoriten