the act of speaking; a particular utterance or word

listen to the pronunciation of the act of speaking; a particular utterance or word
Englisch - Türkisch

Definition von the act of speaking; a particular utterance or word im Englisch Türkisch wörterbuch

parole
şartla salıverme
parole
{f} kefaletle serbest bırakmak
parole
namus sözü
parole
söz
parole
tutukluya verilen izin
parole
şeref sözü
parole
{f} şartlı tahliye et
parole
şartlı tahliye etmek
word-self">the word-self">act word-self">of
eyleminin
parole
mahkumu şartlı olarak serbest bırakm
parole
(Askeri) NAMUS VE ŞEREF SÖZÜ: Bir mahpusun kaçmaya teşebbüs etmeyeceğine dair verdiği söz
parole
muhafızlara veya nöbetçilere verilen günlük parola
parole
{i} şartlı tahliye

Tom üç kez şartlı tahliyeyi ihlal etti. - Tom has violated his parole three times.

Tom şartlı tahliyesiz ömür boyu hapis cezası aldı. - Tom was sentenced to life in prison without parole.

parole
vait
parole
{i} parola
parole
{i} kefaletle serbest bırakma
parole
özellikle esir düşen askerin veya bir mahpusun kaçmayacağına dair verdiği söz
parole
{f} (mahkûmu) şartlı olarak serbest bırakmak
Englisch - Englisch
parole
the act of speaking; a particular utterance or word
Favoriten