tanış

listen to the pronunciation of tanış
Türkisch - Englisch
Meet
{k} to turn out to be somebody one knows
{k} to discover that they have met each other before
{k} acquaintance (person with whom one is acquainted). ~ çıkmak
tanış çıkmak
1. to turn out to be somebody one knows. 2. to discover that they have met each other before
Türkisch - Türkisch
Bildik, tanıdık: "Bazen tanış masalardan birbirine nükteli bir laf atılıyordu."- Ç. Altan
Tanıdık kimse veya yer: "Birdenbire samimileşiverdi, kırkyıllık tanış olup çıktı."- T. Buğra
Tanıdık (kimse veya yer), bildik
tanış
Favoriten