taalluk

listen to the pronunciation of taalluk
Türkisch - Englisch
dependence
Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) Dünya alâkası
(Osmanlı Dönemi) Sevme
(Osmanlı Dönemi) Bağlılık. Münasebet. Alâkalı oluş. Ait olma
İlgisi olma, ilgisi bulunma, ilgi, ilinti
taallûk
(Osmanlı Dönemi) alâkalı oluş, bağlılık, münâsebet
taallûk etmek
İlgili bulunmak, ilgili olmak, ilgilendirmek: "Bu iş benim hayatımın felâketine taallûk ediyor."- H. R. Gürpınar
taallûk etmek
İlgili bulunmak, ilgili olmak, ilgilendirmek
HASBET TAALLUK
(Hukuk) İlgisi gerğince,ilgisi nedeniyle, ilişkisi yüzünden
ademi taalluk
(Osmanlı Dönemi) ilgisi olmayan, alakâsı bulunmayan
taalluk
Favoriten