soru sorma

listen to the pronunciation of soru sorma
Türkisch - Englisch
interrogation
soru sormak
{f} ask

She knew better than to ask such a stupid question. - Böylesina aptal bir soru sormaktan daha iyisini biliyordu.

The pupil held up his hand to ask a question. - Öğrenci bir soru sormak için elini kaldırdı.

soru sorma korkusu
(Tıp) askophobia
soru sormak
{f} question

The pupil held up his hand to ask a question. - Öğrenci bir soru sormak için elini kaldırdı.

She knew better than to ask such a stupid question. - Böylesina aptal bir soru sormaktan daha iyisini biliyordu.

soru sor
ask a question
soru sormak
query
soru sormak
Ask question

Don't be afraid to ask questions. - Soru sormaktan korkma.

Don't hesitate to ask questions if you don't understand. - Anlamazsan soru sormaktan çekinme.

soru sormak
{f} enquire
soru sormak
put a question to
soru sormak
inquire

I would like to inquire about your services and prices. - Hizmetleriniz ve ücretleriniz hakkında soru sormak istiyorum.

soru sormak
{f} interrogate
çok soru sorma
inquisitiveness
soru sorma
Favoriten