seçi

listen to the pronunciation of seçi
Türkisch - Englisch
choosing, selection
selection

The old selection process for judges was very unfair. - Hakimler için eski seçim süreci çok haksızdı.

Tom made a careful selection. - Tom dikkatli bir seçim yaptı.

choosing

Nobody argued against choosing him as chairman. - Onun başkan olarak seçilmesine kimse karşı çıkmadı.

Tom made a mistake in choosing Mary for the job. - Tom iş için Mary'yi seçiminde bir hata yaptı.

ayrı seçi olmak
to withdraw one's property, cease to share things
ayrı seçi yapmak
to differentiate
ayrı seçi yapmak
to be discriminatory
Türkisch - Türkisch
Seçme işi
Seçmek işi
intihap