schulung

listen to the pronunciation of schulung
Deutsch - Türkisch
en {'şu: lung} e eğitim ve öğretim
[die] öğretim, eğitim
Englisch - Türkisch

Definition von schulung im Englisch Türkisch wörterbuch

seminar
{i} seminer

Ben seminere katıldım. - I attended the seminar.

Bu seminer Japon firmalarından üst düzey pazarlama liderlerini hedef alacaktır. - This seminar will target senior marketing leaders from Japanese firms.

training
eğitim

Sanırım eğitim planına bağlı kalmalısın. - I think you should stick to your training schedule.

Ben, yarışı kazanabilirim diye sıkı eğitim yapıyorum. - I am training hard so that I may win the race.

training
jimnastik ayakkabısı
training
antreman
training
eğitici
seminar
toplu çalışma
training
terbiye
training
antrenman

Mary bir maraton için antrenman yapıyor. - Mary is training for a marathon.

Tom triatlon için antrenman yapıyor. - Tom is training for a triathlon.

training
{f} eğit

Onların işlere ve eğitime ihtiyacı vardı. - They needed jobs and training.

Sanırım eğitim planına bağlı kalmalısın. - I think you should stick to your training schedule.

seminar
(isim) seminer
training
{i} egzersiz
training
{i} çalışma

Tom ağırlık çalışması yapar. - Tom does weight training.

training
training seat çocuk için eğitici oturak
training
tahsil
training
go into training antrenman yapmak
training
(Askeri) EĞİTİM: Nazari ve tatbiki geliştirme esaslarının tümünü içine alan terim. Ayrıca bakınız: "advanced indivudual training", "advanced unit training", "basic combat training", "basic unit training" ve "combat arms training"
training
{i} staj süresi