sarılı

listen to the pronunciation of sarılı
Türkisch - Englisch
wrapped; bandaged; covered; surrounded by; (in) yellow
(something) which is yellow in places, which contains patches of yellow
convoluted
coiled
yellow

The sun is yellow. That depends on your perspective. I am of the opinion that yellowness is sunny. - Güneş sarıdır. Bu sizin bakış açınıza bağlı. Ben sarılığın güneşli olduğu fikrindeyim.

girt
{i} fasten on
(Nükleer Bilimler) wrapped

He was always wrapped by a dark air. - O her zaman karanlık bir havayla sarılır.

He was always wrapped by a mysterious air. - O her zaman gizemli bir hava tarafından sarılır.

telle sarılı olta ipi
gimp
Türkisch - Türkisch
Sarılmış olan
SARILI
Üstünde sarı renk bulunan
SARILI
Sarılmış olan: "... bavullarını, paketlerini, yiyecek sepetini, kâğıda sarılı terliklerini etrafındaki filelere dizmiş..."- R. N. Güntekin
sarılı
Favoriten