sadakâtsiz

listen to the pronunciation of sadakâtsiz
Türkisch - Englisch
{s} disloyal

I've never been disloyal. - Ben asla sadakatsiz olmadım.

{s} unfaithful

To be honest with you, Tom is an unfaithful husband. - Sana karşı dürüst olmak gerekirse, Tom sadakatsiz bir kocadır.

Alice was unfaithful to Eric. - Alice, Eric'e karşı sadakatsizdi.

disloyal, faithless, unfaithful
disloyal, unfaithful
false-hearted
perfidious
untrue

What would you do if I were untrue to you? - Senin için sadakatsiz olsam ne yaparsın?

What would you do if I were untrue? - Ben sadakatsiz olsam ne yaparsın?

insincere
inconstant
faithless
false-hearted
false hearted
Türkisch - Türkisch
Sadık olmayan
sadakâtsiz
Favoriten