put into a trance

listen to the pronunciation of put into a trance
Englisch - Türkisch
hipnotize etmek
entrance
(Bilgisayar) giriş noktası
entrance
(Tıp) entrans
entrance
başlangıç
entrance
giriş yeri
entrance
girme

Japonya'da öğrencilerin üniversitelere girmek için zor sınavlara girmeleri gerektiği tüm dünyada bilinmektedir. - It is known all over the world that, in Japan, students have to take difficult entrance examinations to enter universities.

Gelecek yıl giriş sınavlarına girmek zorundayım. - I have to take the entrance exams next year.

entrance
{f} ilgi uyandır
entrance
kapı

Giriş kapısı kilitli olduğu için biz eve giremedik. - Because the entrance was locked, we couldn't enter the house.

entrance
esritmek
entrance
{i} giriş ücreti, giriş
entrance
vecit haline koymak
entrance
{i} giriş yeri, giriş kapısı, giriş
entrance
(Tıp) Giriş, giriş lyeri
entrance
büyüle

Tom Mary'nin şarkı söylemesinden büyülendi. - Tom was entranced by Mary's singing.

Ben sadece onun yüzünün güzelliği tarafından büyülendim. - I was simply entranced by the beauty of her face.

entrance
(fiil) büyülemek, mest etmek, hayran bırakmak, kendinden geçirmek
entrance
giriş hakkı
entrance
{i} sahneye çıkma
entrance
giriş ücreti
entrance
{i} atılma
Englisch - Englisch
entrance
spellbind
To put into a trance
entrance
put into a trance

    Silbentrennung

    put in·to a trance

    Türkische aussprache

    pût întı ı träns

    Aussprache

    /ˈpo͝ot əntə ə ˈtrans/ /ˈpʊt ɪntə ə ˈtræns/

    Wort des Tages

    agerasia
Favoriten