pioneer, trailblazer; scout, patroller; airplane that leads the way for others

listen to the pronunciation of pioneer, trailblazer; scout, patroller; airplane that leads the way for others
Englisch - Türkisch

Definition von pioneer, trailblazer; scout, patroller; airplane that leads the way for others im Englisch Türkisch wörterbuch

pathfinder
çığır açan kimse
pathfinder
kâşif
pathfinder
bulucu
pathfinder
{i} rehber
pathfinder
(Askeri) KILAVUZ UÇAK: Akma bölgesi veya iniş bölgesine büyük kısımdan önce giden atma ve iniş bölgesi işaretleyicilerini, hedef işaretleyicilerini veya seyrüsefer yardımcı malzemesini taşıyan bir hava aracı ve özel suretle yetiştirilmiş mürettebat. Bak. "pathfinders"
pathfinder
(Tıp) Uretra darlığını genişletmede kullanılan ince buji
pathfinder
{i} yol gösterici
pathfinder
rehber/öncü
Englisch - Englisch
{i} pathfinder
pioneer, trailblazer; scout, patroller; airplane that leads the way for others
Favoriten