person present but not involved; spectator, onlooker

listen to the pronunciation of person present but not involved; spectator, onlooker
Englisch - Türkisch

Definition von person present but not involved; spectator, onlooker im Englisch Türkisch wörterbuch

bystander
{i} seyirci kalan
bystander
görgü tanığı

Tom masum bir görgü tanığı. - Tom was an innocent bystander.

bystander
seyirci

Ben sadece masum bir seyirciyim. - I'm just an innocent bystander.

bystander
işe veya olaya karışmadan kenarda duran kimse
bystander
görgü tanık
bystander
{i} olaya karışmadan bir kenarda duran kimse
Englisch - Englisch
{i} bystander
person present but not involved; spectator, onlooker
Favoriten