paramparça

listen to the pronunciation of paramparça
Türkisch - Englisch
broken to smithereens, smashed to bits
tattered and torn
in pieces
all in bits
tattered
all in pieces
ripped to shreds, in tatters
{s} shattered

Zeke Choi's spine was shattered by an assassin's bullet. - Zeke Choi'nin omurgası bir suikastçının kurşunuyla paramparça edildi.

Sami's confidence was shattered. - Sami'nin güveni paramparça oldu.

tearing apart
paramparça etmek
tear to tatters
paramparça etmek
to break to pieces, to smash, to shatter
paramparça olmak
be torn to pieces
paramparça olmak
disintegrate
paramparça olmak
smash
paramparça olmak
to be broken to pieces, to shatter, to break to smithereens
Türkisch - Türkisch
Pek çok parçalara ayrılmış, parça parça olmuş
Pek çok parçalara ayrılmış, parça parça olmuş: "Yalnız paramparça gömleğinin üstünde kocaman bir kırmızı kravat var."- R. N. Güntekin
mucrum
paramparça olmak
Pek çok parçalara ayrılmak, kırılmak
paramparça
Favoriten