oturak

listen to the pronunciation of oturak
Türkisch - Türkisch
Osmanlı Ordusundaki Kapıkulu ocaklarında emekliye ayrılan asker
Oturulacak yer veya şey
Tahtadan alçak iskemle
İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti
Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm
çay ağızlarına ağ gerilerek yapılan balık avı
Kürekli teknelerde kürekçilerin oturması için alabandalar arasına uzatılmış enli tahta
Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm
Arkalıksız iskemle
İçine idrar ve dışkı yapılan kap, lâzımlık
Bir şeyin yere gelen tarafı, taban
Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta
Kimi yörelerde içkili, çalgılı ve kadınlı eğlencelere verilen ad
Bir şeyin yere gelen tarafı, taban. İçine idrar ve dışkı yapılan kap, lazımlık. İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti
dağa
çikara
havruz
OTURAK ALEMİ
(Hukuk) İçkili ve kadın oynatarak eğlenme
oturak alemi
Anadolu'nun bazı yörelerinde, sadece erkeklerin katıldığı, kadın oynatılan içkili toplantı
oturak kündesi
Güreşte bir elin arkadan iki bacak arasından, ötekinin de önden getirilerek kasık üzerinde kilitlenmesi biçimindeki kündeleme
oturak
Favoriten