onurlu

listen to the pronunciation of onurlu
Türkisch - Englisch
honorable

An honorable death is better than a shameful life. - Onurlu bir ölüm utanç verici bir yaşamdan daha iyidir.

In our society, there are both honorable people and swindlers. - Bizim toplumumuzda, hem onurlu insanlar hem de dolandırıcılar vardır.

{s} honourable

You must avoid misbehaving in order to be a honourable person. - Onurlu bir insan olmak için edepsizlik etmekten kaçınmalısın.

dignified

I am wise enough to think that if one is born a fish, it is more dignified to die under the water than in the frying pan. - Eğer balık olarak doğmuşsan, suyun altında ölmenin kızartma tavasında ölmekten daha onurlu olduğunu düşünecek kadar bilgiliyim.

The lady's behaviour was always dignified. - Bayanın davranışı her zaman onurluydu.

honourable, honorable, self-respecting, dignified
honored

I know Tom was truly honored. - Tom'un gerçekten onurlu olduğunu biliyorum.

I'm very happy and honored to know you. - Seni tanımaktan çok mutlu ve onurluyum.

honourable [Brit.]
honoured [Brit.]
proud
self respecting
self-respecting, (someone) who has a becoming sense of pride
self-respecting
{s} honoured
onur
honor

You must choose between honor and death. - Onur ve ölüm arasında bir seçim yapmalısın.

Honor has not to be won; it must only not be lost. - Onur kazanılmamalı; o sadece kaybedilmemeli.

onur
honour

To what do I owe the unexpected honour of finding you here in my house? - Sizi evimde burada bulmanın beklenmedik onurunu neye borçluyum?

You must avoid misbehaving in order to be a honourable person. - Onurlu bir insan olmak için edepsizlik etmekten kaçınmalısın.

onurlu bir şekilde
proudly
onurlu bir şekilde
honoredly
onur
{i} face
onur
self-worth
onur
selfesteem
onur
(Felsefe) dignity

The prisoner of war bore himself with great dignity. - Savaş tutuklusu kendini büyük bir onurla taşıdı.

This is the word to regain our dignity. - Bu, onurumuzu tekrar kazanmak için kelimedir.

onur
amour-propre
onur
credit
onur
honorary
onur
amour propre
onur
amourpropre
onur
kudos
onur
self-respect
onur
pride
onur
be honoured
onur
of honour
onur
to honour
onur
of honor
onur
to honor
Onur
(isim) Honor; self-respect, dignity
dürüst ve onurlu olmak
(deyim) play the game
onur
self respect
onur
honour [Brit.]
onur
self-respect, self-esteem, pride
onur
self_esteem
onur
honor, distinction
onur
self esteem
onur
amour
onur
honour, honor; pride, self-respect
Türkisch - Türkisch
Onuru olan veya onurunu üstün tutan, şerefli, gururlu: "Hint kızları onun için şaşılacak derecede mahcup, çekingen ve onurludur."- H. Taner
Onuru olan veya onurunu üstün tutan, şerefli, gururlu
şerefli
haysiyetli
onur
İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzetinefis
onur
Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar: "Çokbilmiş görünmek, onuruna toz kondurmak istemez."- T. Buğra
onur
Kişinin kendine karşı duyduğu saygı
onur
insanın kendine karşı duyduğu saygı
onur
Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar
onurlu
Favoriten